Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Martin Schreiber – Nü Fotoğrafın Ustası

Nü Fotoğrafçılık

Nü fotoğrafın ustası ve Madonna‘ı keşfeden fotoğrafçı Martin Schreiber!..

Moda ve fotoğraf etkileşiminden beslenen moda dünyasında oldukça gelişme gözüküyor. Son zamanlarda yeni ve genç fotoğrafçıların kampanya çekimleri yaptığı bir dönemde “fotoğrafçılık” oldukça rant sağlayan bir meslek haline geldi. Tasarımcılar ve markalar özellikle kendilerini açıkça ifade etmeye çalışan fotoğrafçılar ve ekiplerle çalışmaya özen gösteriyor. Yeni nesil oldukça cesur ve kendinden emin. Yeni neslin yanında bir de deneyimleri yadsınamayacak “eskiler” var. Moda ve sanat dünyasına hızla giriş yapan ve herşeyin başlamasını sağlayan fotoğrafçılar!..

Martin Schreiber bu fotoğrafçıların en özellerinden biri olma şansını Madonna‘nın ilk çıplak fotoğraflarını çeken fotoğrafçı olarak tanınması ile kazanıyor. Geçtiğimiz yıl İstanbul’a gelerek Casa Dell’Artre Sanat Galerisi’nde Madonna Nudes sergisi lle oldukça ses getiren sanatçı, moda dünyasının içinde yer almak yerine, günümüzde isimlerini ve varoluşlarını ispatlamış bazı ünlü isimlerle çalışarak “fotoğrafçılık” hayatına başlıyor. Adının duyurulmasını sağlayan Madonna, şu anda bir dünya starı ancak, bundan yaklaşık 40 yıl önce Schreiber henüz 16 yaşında bir genç kadınken sihrini keşfetmiş olacak ki, bu gizemli kadının çıplak fotoğraflarını çekerek portfolyosuna ciddi bir iş ekliyor!..

Schreiber 16 yaşında babasınımn bir Japonya seyahati sırasında kendisine getirmiş olduğu fotoğraf makinası sayesinde ilk kez deklanşörden bakarak “fotoğraf” dünyasına adım adım yaklaşıyor. Tutkularının peşinden giden genç adam, tipoloji çekimleri ile başladığı çekimlerine modellerle devam ediyor. Paris ve Monaco gibi merkezlerde sokaklardaki insanların fotoğraflarını çekerek, bazı dergilere ve gazetelere servis ediyor olduğu zamanlarda daha büyük işler yapmaya karar vermesi çok gecikmiyor olacak, fotoğraf eğitimini tamamlamaya ve diplomalı bir fotoğrafçı olmaya karar veriyor. Diplomasını kazandıktan sonra çeşitli haber kuruluşlarında, dergilerde fotoğrafçılık yapmaya devam ediyor, bu arada Parsons the New School for Design’da tek sabit düşüncesi olan “nü” fotoğrafçılık üzerine dersler vermeye başlayan Schreiber, Amerika’da verdiği bir röportajında Madonna ile de bu dersler sayesinde tanıştığını vurguluyor. “Madonna para kazanmak ve şarlkı söyleyebilmek için nü pozlar veren genç bir kadındı, onun fotoğraflarını çektiğimde bundan memnuniyet duydu ve çok ünlü star olduğunda benden fotoğraflarını satın almayı unutmadı”.

Nü fotoğraf çalışmaları ile tanıdığımız fotoğrafçı, kampanya ve markalar için fotoğraf çekimleri yapmaya çalışmış, bir süre bu tarz çalışmalardan parada kazanmış ancak, sonrasında kalabalık ekiplerle çalışmanın kendisine göre olmadığını anlayarak, sadece bu çalışmaları yapabileceğine inandığı “genç” fotoğrafçılar yetiştimeye karar vermiş. Kendisini bu alanda geliştiren fotoğrafçılara destek olurken, kendine kurduğu küçük bir ekip ile tipoloji ve nü fotoğraf konusunda gelişmeler göstermeye başlamış. Sanatçı bir ailden gelen temeller doğrultusunda “farklı” bir yapısının olduğuna kanaat getirdiğinde ise, tamamen “nü” fotoğraf odaklı çalışmalar çekmeye başlamış.

Fotoğraf çalışmaları yaparken “iletişim” olgusunun herşeyden önemli olduğunu vurgulayan fotoğrafçı, modelle arasında mutlaka bir etkileşim olmasından yana bir tavır sergiliyor. “Herkesin çalışma tarzı farklı olmalı” tezini savunan Schreiber, kendi içindeki duyguyu dışarı vurumunun “sanat” olduğunu gösterebilen en ender örneklerinden biri.

Yazı; ilknur Şener

 

No Comments

Post A Comment